TKB İzmir Toplantısı …

TKB İzmir Buluşması…Açılış, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina´nın konuşması ile başladı…
Daha sonra TKB ve Bursa Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Erdoğan Bilenser, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Enis Yeter, İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer konuşmalar yaptılar…İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina…
İzmir 5000 yıllık bir kent… İzmir´i bir turizm ve ticaret şehri yapmak gibi bir vizyona sahibiz… 1/5000 planları bu yaklaşım içinde düzenledik. Tepekule ve Agora kent merkezinde ören yerlerine güzel bir örnek olduğuna inanıyoruz…Erdoğan Bilenser;
3 yıl önce 60 belediye ile çıktığımız yolda 115 belediyeye vardık. Bugün son yıllarda göç ve yasal olmayan yapılaşma yüzünden büyük şehirlerde tarihi doku bir çok konu gibi yıpranmakta… Bir diğer konu ki bunu bir kampanya haline getirmek istiyoruz, yurt dışına kaçırılan tarihi değerlerimizin de geri getirilmesi…

Sorumluluklar ve yeteneklerin ve bütün ortaklıkların katıldığı bir çaba olarak görüyoruz tarihi değerlerimizn korunması çabalarını…
Bir yeminimiz olmalı… Belediyelerimizde görünen bir yere asacağımız. Danışma kurulumuz bunun için çalışıyor…

Enis Yeter:
Anadolu topraklarının taşıdığı değerlerin bilincinde olsa idik bugün başka yerde olurduk. Bizimkisi ´öğretilebilir acizlik´ durumu… (burada acizliğin öğretilebilir bir durum olduğunu büyük balık-küçük balık deneyiyle örnekliyor Yeter) Kültürel kimliğe sahip çıkmak için aciz durumda olmadığımızı kabul edersek güçleneceğiz…

İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu…
Sağlık turizmi ve inanç turizmi açısından İzmir önemli bir merkezdir. Öncelikle kültür varlıklarımızn tesbiti için envanter çalışmaları yürütülmektedir.
Valilik olarak Vilayet Konağı restorasyonu gerçekleştirdik. Envanter sonrası stk´larla restorasyona başlayacağız. 1 trilyon bütçe ayırdık. Bu değerlerin tahribolup yıkılmamaları için and içiyoruz

Cumhurbaşkanı Konuşmasının tam metni:

“Değerli Konuklar,
Kentine ve kültürel değerlerine sahip çıkan kişilerden oluşan bu seçkin toplulukla yeniden biraraya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum.
Tarihi Kentler Birliği´nin değerli üyelerini ve katılımcıları içtenlikle selamlıyorum.

Günümüzde uygarlığın temel ölçütlerinden biri, ulusların kültürel değerlerini önemsemesi, bu değerlere sahip çıkması ve bunu evrensel değerlerle buluşturabilmesidir. Bu, aynı zamanda önemli bir gelişmişlik göstergesidir.

Ülkesine ve kentine sahip çıkan yurttaşlarımızın ve yerel yönetimlerimizin oluşturduğu, başarılı çalışmalarını yakından izlediğimiz Tarihi Kentler Birliği´ni bu amaca hizmetlerinden dolayı kutluyor, bu güzel girişimin tüm yurttaşlarımıza ve kuruluşlarımıza örnek olmasını diliyorum.
Yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, bilim insanları ve yurttaşlarımızın kentle ilgili düşüncelerini paylaştıkları, tasarı geliştirdikleri ve uygulamaya koydukları bu kurumsal yapılanma, aynı zamanda demokrasinin çok seslilik ilkesi ve yönetime katılma anlayışının da güzel bir göstergesidir.
2000 yılında yaklaşık 60 belediyemizin katılımıyla kurulan Tarihi Kentler Birliği´nin üye sayısı yüzü aşmıştır. Bunu, ülkemiz ve geleceğimiz yönünden mutlulukla karşılıyor, sivil toplum örgütlenmesi yönünden sevindirici buluyorum.

Birliğin ortaya koyduğu çalışmalar ve projeler, tarihi kentlerimizin korunması ve özgün kimlikleriyle geleceğe taşınması konusunda bizleri umutlandırmaktadır.

Değerli Konuklar,
Yönetsel ve siyasal birliğin geliştiği, kamusal yaşamın yerleştiği kentler, sundukları eğitim, kültür, sanat ve ticaret olanaklarıyla, insanların yaşam merkezleri olarak uygarlık tarihine yön vermiştir.

Ülkelerin uygarlık tarihinde bulundukları yer, kentlerinin gelişme düzeyleri ile özdeşleşmiştir. Çağdaş kavram ve değerler de gelişmiş kentlerde yeşermiş ve yaşam bulmuştur.

Bireylerin tüm gereksinimlerine yanıt vererek, toplumsal ve siyasal yaşama etkin katılımlarını sağlayan kentler, sağlıklı kuşakların yetişmesini olanaklı kılarak ülkelerin gelişimini hızlandırmaktadır.

Çağımızda kentler, insanlara sunduğu olanakların yanında, büyük sorunlar da yaşamaktadır. Nüfusun hızla artması, plansız-programsız yapılaşma ve kırsal alandan göç gibi çeşitli sorunların neden olduğu olumsuzluklar, kentleri etkilemektedir.
Kent tasarımını ve yasal düzenlemeleri dikkate almayan gecekondular, gerek fiziksel gerek sosyal altyapı eksiklikleri nedeniyle bireysel yaşamda ve kent yaşamında olumsuz etkiler bırakmaktadır. Ülkemizde son yıllarda gittikçe artan gecekondulaşmanın birçok kentimizin tarihsel, kültürel ve çevresel değerlerini yok ettiği yadsınamaz.

Kentle bireyin birbirini etkilemesini sağlayan çağdaş yaşam kaynaklarını kurutan yasadışı ve çarpık yapılaşmanın önlenmesi ülkemizin gelişme sürecini de hızlandıracaktır.

Bir kentin çağdaş kimliğe kavuşması, altyapı yatırımlarına önem verilmesi, kentte yaşayan insanların kentlerine sahip çıkmaları, çevreye duyarlılık göstermeleri ve bunun için sorumluluk üstlenmeleri ile olanaklıdır.
Kentlerin sorunlarının çözümü konusunda, yönetimlere olduğu kadar, ortak çözüm üretebilen, kentine sahip çıkan ve uygulanacak politikalara etkin biçimde katılan bireylere de büyük sorumluluklar düşmektedir.

Daha önce katıldığım toplantılarda da vurguladığım gibi, yaşadıkları sorunlardan arındırarak kentlerimizin özgün kimliklerini korumada planlamanın ve uygulamanın önemli yeri vardır.
Kent planlaması, kentin biçimlendirilmesinde tarihsel, kültürel ve doğal değerler korunarak, toplumsal ve ekonomik gereksinimlere yanıt verebilmelidir.

Projelerin ve planların uygulanmasında ilgili kurum ve kuruluşların eşgüdümü kadar, ilgili sivil toplum örgütlerinin ve yurttaşların desteği ve katkısı da büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca, kentlerimizin yaşanabilir çağdaş alanlar olabilmesi için kentler arasında işbirliği de önemlidir. Kent yönetimlerinin ve kentlilerin bu alanda gösterecekleri dayanışma sorunların çözümünde etkin rol oynayacaktır.

Değerli Konuklar,
Türkiye, farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan ve bu uygarlıkların izlerini günümüze taşıyan kentleriyle zengin bir tarihsel ve kültürel mirasa sahiptir.
Ülkemizin dünya tarihine de ışık tutabilecek zenginlikteki tarihsel ve kültürel birikiminin korunması ve gelecek kuşaklara en iyi biçimde aktarılması kendimize olduğu kadar, insanlığa karşı da önemli bir sorumluluğumuzdur.
Kendi kültürünü koruyamayan ve yaşatamayan toplumlar, çağın gerisinde kalırlar ve geleceğe güvenle bakamazlar. Kentlerin tarihsel ve kültürel dokularının korunarak geleceğe taşınması bu yönden büyük önem taşımaktadır.
Tarihsel, kültürel ve doğal varlıkların korunmasında, kentsel tarih bilincinin yaşatılmasında yerel yönetimlere ve yurttaşlarımıza büyük sorumluluklar düşmektedir.
Yerel yönetimlerimizin birbirleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği ve dayanışma içinde yürüttüğü çalışmalar, zengin tarihsel ve kültürel birikimi olan kentlerin, kimliklerini yansıtan öz değerlerini korumasına ve yaşatmasına olumlu katkılarda bulunmaktadır.
Yerel yönetimlerin katılımcılığı öne çıkaran saydam yönetim anlayışları, bireyleri kentleriyle bütünleştirecek, kentlerin yönetiminde demokratik katılımı olanaklı kılacak ve sorunların çözümünü hızlandıracak bir süreci başlatacaktır.

Değerli Konuklar,
Tarihi Kentler Birliği´nin bu toplantısının İzmir´de gerçekleştirilmesinin özel anlam taşıdığını düşünüyorum.
İzmir, geçmişi ve geleceği kucaklayan çağdaş yapısı, tarihsel, turistik ve kültürel değerlerinin yanı sıra , başarılı kentleşme olgusu ile örnek bir kentimizdir. Bu özellikleriyle sahip çıkmamız gereken bir zenginliğimiz olan İzmir, diğer kentlerimize de yol gösterebilecek bir gelişme modeli oluşturmaktadır.

Bugün bir Avrupa kenti görünümündeki İzmir, her yönden Türkiye´nin çağdaş yüzünü, evrensel değerlere bağlılığını yansıtmaktadır.
Bu güzel kentimizin doğal dokusunun, tarihsel ve kültürel zenginliklerinin, çağdaş kimliğinin korunması ve İzmir´in geleceğe taşınması konusunda herkese sorumluluk düştüğüne inanıyorum.

Tarihi Kentler Birliği´nin İzmir buluşması, bu amaç doğrultusunda önemli bir işlevi yerine getirmektedir.
Tarihi Kentler Birliği etkinlikleriyle, zenginliklerimizin farkına varılması, bunların korunması konusunda toplumdaki duyarlılığın gelişmesine ve yurttaşların bilinçlendirilmesine ve doğru yönlendirilmesine büyük katkıda bulunmaktadır.
Birliğin gerçekleştirdiği çalışmalar ve yaşama geçirmeyi planladığı tasarılar, ülkemizin sahip olduğu zengin mirasın geleceğe taşınması konusunda iyimser olmamızı sağlamaktadır.

Kentlerinin geçmişten günümüze ulaşan tarihsel mirasına sahip çıkarak onu koruyan ve bu yararlı çalışmalarından dolayı Tarihe Saygı Ödüllerini almaya hak kazanan yerel yönetimleri, kişi ve kuruluşları kutluyor, çabalarının diğer kentlerimizdeki yurttaşlarımız için de örnek olmasını diliyorum.
Zengin birikimimizin böyle duyarlı yaklaşımlarla sonsuza kadar yaşatılması, insanlığın tüm kültürlere saygı gösteren, uygarlıkların tarihsel yapıtlarına sahip çıkan, demokrasiyi özümseyen barışçı bir kimliğe kavuşması dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum.”


TKB İzmir Buluşması ilgili ayrıntılı notları aşağıdaki linklere tıklayarak görebilirsiniz…

TKB İzmir Buluşması : Sergi Açılışı / İzmir Sanat – Kültürpark 
TKB İzmir Buluşması : 1.Gün 1. Oturum 
TKB İzmir Buluşması : 1.Gün 2. Oturum 
TKB İzmir Buluşması : 2.Gün 
TKB İzmir Buluşması :Ekrem AKURGAL Büstü Açılışı, Tepekule – Smyrna Gezisi 
TKB İzmir Buluşması : Kula 
TKB İzmir Buluşması : 3.Gün 
TKB İzmir Buluşması : Kuşadası – Güvercinada


TARİH: 25.Ağustos.2003

Başa Dön